DENİZLİ (D20HA) - DENİZLİ20HABER.COM | Haber Girişi: 18.07.2021 - 09:48, Güncelleme: 18.07.2021 - 09:48

Başkan Yolcu: Helali-Haramı Bilen, Adaleti ve Merhameti Kendine Şiar Edinen Gençler Yetiştirmeliyiz

 

Başkan Yolcu: Helali-Haramı Bilen, Adaleti ve Merhameti Kendine Şiar Edinen Gençler Yetiştirmeliyiz

Denizli Genç İHH Başkanı Muhammed Vahap Yolcu Ensar Vakfı Denizli Şubesine bağlı Çınar Kitap Kahve’de her hafta gerçekleştirilen Cuma Sohbetleri programının bu haftaki konuğu oldu.
Gençlik Ne İstiyor başlığı ile sunumunu gerçekleştiren Muhammed Vahap Yolcu şunları söyledi ; Öncelikle bizlere burada konuşma fırsatı veren muhterem hocalarıma ve katılımcılara çok teşekkür ediyorum. Genç bir kardeşiniz olarak günümüz meselelerinin en önemlisinin gençlik ve gençler meselesi olduğunu düşünüyorum. Çünkü onlar bizim sadece geleceğimiz değil. Onlar bizim dünümüz, bugünümüz ve yarınımız. Bugün onları anlamaz isek yarın için onlardan bir şey bekleyemeyiz. Bugün onlara gereken değeri, gereken ilgiyi göstermez isek yarınlarımızı yeterli manada inşa etmiş olamayız. Bugün onlara enerjilerini atabilecekleri faaliyetler düzenleyemez, kendilerini rahatça ifade edebilecekleri mecralar oluşturamaz ve sosyalleşebilecekleri ortamları inşa edemez isek ellerimizdeki hazineleri kaybetmeye mahkum oluruz. Bugün ah bizim zamanımızda böyle miydi diyerek günümüzü anlamayan anne-babalarımız gençlerimiz ile doğru bağlantıyı kuramıyor. Gençler bizim geleceğimiz diyerek bugünü ihmal eden ve onları kendilerine benzetmeye çalışan yetişkinlerimiz maalesef gençlerin ellerinden kayıp gittiklerini ifade ederek şikayet ediyor. Sokağı yakından tanıyan, lise ve üniversitede gönüllü gençlik çalışmalarında bulunan ve hala Türkiye geneli gençlik çalışmaları yapan bir genç kardeşiniz olarak diyorum ki; aslında bugünün gençleri keşfedilmeye hazır birer hazine. Sadece anlayış ve uygun ortam istiyorlar. Aileler olarak maalesef balığa uçmayı kuşa da yüzmeyi öğretme çabasına giriyoruz. Sayısal yeteneği olmayıp mükemmel derece sözel yeteneği olan gençlerimize sayısal alanlarda meslek edinmelerini sürekli telkin ediyoruz. Veya tam tersi teknoloji, sanayi, mühendislik ve bunların makinaları ile alakalı alanlar ile arası çok iyi olan gençlerimize gereken imkanı vermeyip okul derslerinin zayıflığından dolayı onlara adam olmaz gözüyle bakıyoruz. Aslında sorun da tam olarak burada başlıyor. Artık gençlikten ne istiyoruz sorusunu ve cevabını değil; gençlik yani gençler ne istiyor sorusunu sormalı ve cevabını net bir şekilde onlardan almalıyız. Ve akabinde buna uygun davranışlar sergileyip yine cevaplara yönelik onları istedikleri ve sevdikleri alanlara yönlendirmeliyiz. Şunu da ifade etmek isterim ki; bugün sıklıkla kullanılan z kuşağı, teknoloji kuşağı, yalnızlık kuşağı gibi tüm isimleri reddediyorum. Çünkü din, örf, kültür ve medeniyeti devre dışı bırakarak özelliklerinin art niyetli insanlar tarafından belirlendiği bir anlayış bizim olamaz. Gençlere dini, örfü, kültürü, medeniyeti, günümüz şartlarını ve herkeste farklı olan fıtratı ihmal etmeden insan oldukları için değer vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Bunları ifade ederken; çocuğunuz ne istiyorsa vermenizi, onları rahata alıştırmanızı ve lüks içinde bir yaşam sunmanızı kastetmiyorum. Böyle davranarak çocuğunuza en büyük kötülüğü yapmış olursunuz zaten. Çocuğumu özel okullarda okutuyorum, ne istiyorsa alıyorum, cebini harçlıksız bırakmıyorum ama yine de çocuğumla anlaşamıyorum diye şikayette bulunan anne-babalarımızın sayısının ciddi bir oranda olması da bunu gösteriyor zaten. Bugün televizyon, telefon, sosyal medya vb nedenler ile aramızdan kaybolan muhabbetlerimizi  geri getirerek çocuklarımızla hayatı ve hayatın zorluklarını, imtihanı, başarıyı ve kaybetmeyi de konuşmalıyız. Onlara uygun şartlarda para kazanacak ortamlarda oluşturmalıyız. Helali-haramı bilen, adaleti ve merhameti  kendine şiar edinen gençler yetiştirmeliyiz. Bir önemli husus da çocuğumuz, gençlerimiz bilgisayar, sigara, alkol ve madde bağımlısı diye onlardan şefkatimizi, ilgimizi, merhametimizi ve güler yüzümüzü eksik etmemeliyiz. Onlara karşı her zamankinden daha fazla şefkatli ve ilgili olarak vakitlerini değerlendirebilecekleri ortamlar sağlamalıyız. Sağlamalıyız ki bağımlısı oldukları şeylerle ilgilenmeye vakitleri kalmasın.  Sona doğru yaklaşırken çocuklarımızın ve gençlerimizin de imtihanımızın bir parçası olduğunu unutmamalıyız. Bir oğlunun diğer oğlunu öldürdüğü Hz. Adem’i sürekli hatırımızda tutmalıyız. 950 sene peygamberlik yapan ama çocuğu iman etmeyen Hz. Nuh’u aklımızdan çıkarmamalıyız. Verdiği söz ile oğlunu kurban etme imtihanıyla karşı karşıya kalan Hz. İbrahim’i gönül dünyamızda her zaman diri tutmalıyız. Son olarak gençler para, makam, şöhret veya yalnızlık istemiyor. Kendilerini anlayabilen, kendileriyle muhabbet eden, kendileriyle vakit geçiren ve istişare eden anne babalar istiyor. İlişkisi sadece 40 dakikalık derse sığdırılmamış öğretmenler istiyor. Yeri geldiğinde onlarla gülüp onlarla ağlayan, onlarla piknik yapan, futbol veya voleybol oynayan öğretmenler istiyor. Gençler sevdikleri ve ilgili oldukları işi yapmak istiyor. Kısacası gençler geleceği değil bugünü istiyor. Bugünden başlayarak geleceği inşa etmek istiyor. Program, Ensar Vakfı Denizli Şube Başkanı Hüseyin Karademir’in, Denizli Genç İHH Başkanı Muhammed Vahap Yolcu’ya hediye takdimiyle sona erdi.
Denizli Genç İHH Başkanı Muhammed Vahap Yolcu Ensar Vakfı Denizli Şubesine bağlı Çınar Kitap Kahve’de her hafta gerçekleştirilen Cuma Sohbetleri programının bu haftaki konuğu oldu.

Gençlik Ne İstiyor başlığı ile sunumunu gerçekleştiren Muhammed Vahap Yolcu şunları söyledi ;

Öncelikle bizlere burada konuşma fırsatı veren muhterem hocalarıma ve katılımcılara çok teşekkür ediyorum.

Genç bir kardeşiniz olarak günümüz meselelerinin en önemlisinin gençlik ve gençler meselesi olduğunu düşünüyorum. Çünkü onlar bizim sadece geleceğimiz değil. Onlar bizim dünümüz, bugünümüz ve yarınımız. Bugün onları anlamaz isek yarın için onlardan bir şey bekleyemeyiz. Bugün onlara gereken değeri, gereken ilgiyi göstermez isek yarınlarımızı yeterli manada inşa etmiş olamayız. Bugün onlara enerjilerini atabilecekleri faaliyetler düzenleyemez, kendilerini rahatça ifade edebilecekleri mecralar oluşturamaz ve sosyalleşebilecekleri ortamları inşa edemez isek ellerimizdeki hazineleri kaybetmeye mahkum oluruz.

Bugün ah bizim zamanımızda böyle miydi diyerek günümüzü anlamayan anne-babalarımız gençlerimiz ile doğru bağlantıyı kuramıyor. Gençler bizim geleceğimiz diyerek bugünü ihmal eden ve onları kendilerine benzetmeye çalışan yetişkinlerimiz maalesef gençlerin ellerinden kayıp gittiklerini ifade ederek şikayet ediyor.

Sokağı yakından tanıyan, lise ve üniversitede gönüllü gençlik çalışmalarında bulunan ve hala Türkiye geneli gençlik çalışmaları yapan bir genç kardeşiniz olarak diyorum ki; aslında bugünün gençleri keşfedilmeye hazır birer hazine. Sadece anlayış ve uygun ortam istiyorlar. Aileler olarak maalesef balığa uçmayı kuşa da yüzmeyi öğretme çabasına giriyoruz. Sayısal yeteneği olmayıp mükemmel derece sözel yeteneği olan gençlerimize sayısal alanlarda meslek edinmelerini sürekli telkin ediyoruz.

Veya tam tersi teknoloji, sanayi, mühendislik ve bunların makinaları ile alakalı alanlar ile arası çok iyi olan gençlerimize gereken imkanı vermeyip okul derslerinin zayıflığından dolayı onlara adam olmaz gözüyle bakıyoruz. Aslında sorun da tam olarak burada başlıyor. Artık gençlikten ne istiyoruz sorusunu ve cevabını değil; gençlik yani gençler ne istiyor sorusunu sormalı ve cevabını net bir şekilde onlardan almalıyız. Ve akabinde buna uygun davranışlar sergileyip yine cevaplara yönelik onları istedikleri ve sevdikleri alanlara yönlendirmeliyiz.

Şunu da ifade etmek isterim ki; bugün sıklıkla kullanılan z kuşağı, teknoloji kuşağı, yalnızlık kuşağı gibi tüm isimleri reddediyorum. Çünkü din, örf, kültür ve medeniyeti devre dışı bırakarak özelliklerinin art niyetli insanlar tarafından belirlendiği bir anlayış bizim olamaz. Gençlere dini, örfü, kültürü, medeniyeti, günümüz şartlarını ve herkeste farklı olan fıtratı ihmal etmeden insan oldukları için değer vermemiz gerektiğini düşünüyorum.

Bunları ifade ederken; çocuğunuz ne istiyorsa vermenizi, onları rahata alıştırmanızı ve lüks içinde bir yaşam sunmanızı kastetmiyorum. Böyle davranarak çocuğunuza en büyük kötülüğü yapmış olursunuz zaten. Çocuğumu özel okullarda okutuyorum, ne istiyorsa alıyorum, cebini harçlıksız bırakmıyorum ama yine de çocuğumla anlaşamıyorum diye şikayette bulunan anne-babalarımızın sayısının ciddi bir oranda olması da bunu gösteriyor zaten. Bugün televizyon, telefon, sosyal medya vb nedenler ile aramızdan kaybolan muhabbetlerimizi  geri getirerek çocuklarımızla hayatı ve hayatın zorluklarını, imtihanı, başarıyı ve kaybetmeyi de konuşmalıyız. Onlara uygun şartlarda para kazanacak ortamlarda oluşturmalıyız. Helali-haramı bilen, adaleti ve merhameti  kendine şiar edinen gençler yetiştirmeliyiz.

Bir önemli husus da çocuğumuz, gençlerimiz bilgisayar, sigara, alkol ve madde bağımlısı diye onlardan şefkatimizi, ilgimizi, merhametimizi ve güler yüzümüzü eksik etmemeliyiz. Onlara karşı her zamankinden daha fazla şefkatli ve ilgili olarak vakitlerini değerlendirebilecekleri ortamlar sağlamalıyız. Sağlamalıyız ki bağımlısı oldukları şeylerle ilgilenmeye vakitleri kalmasın.

 Sona doğru yaklaşırken çocuklarımızın ve gençlerimizin de imtihanımızın bir parçası olduğunu unutmamalıyız. Bir oğlunun diğer oğlunu öldürdüğü Hz. Adem’i sürekli hatırımızda tutmalıyız. 950 sene peygamberlik yapan ama çocuğu iman etmeyen Hz. Nuh’u aklımızdan çıkarmamalıyız. Verdiği söz ile oğlunu kurban etme imtihanıyla karşı karşıya kalan Hz. İbrahim’i gönül dünyamızda her zaman diri tutmalıyız.

Son olarak gençler para, makam, şöhret veya yalnızlık istemiyor. Kendilerini anlayabilen, kendileriyle muhabbet eden, kendileriyle vakit geçiren ve istişare eden anne babalar istiyor. İlişkisi sadece 40 dakikalık derse sığdırılmamış öğretmenler istiyor. Yeri geldiğinde onlarla gülüp onlarla ağlayan, onlarla piknik yapan, futbol veya voleybol oynayan öğretmenler istiyor. Gençler sevdikleri ve ilgili oldukları işi yapmak istiyor. Kısacası gençler geleceği değil bugünü istiyor. Bugünden başlayarak geleceği inşa etmek istiyor.

Program, Ensar Vakfı Denizli Şube Başkanı Hüseyin Karademir’in, Denizli Genç İHH Başkanı Muhammed Vahap Yolcu’ya hediye takdimiyle sona erdi.

Denizli HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizli20haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
bbd esnaf destek
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.