VAHAP DABAKAN  (PİRİNCİN TAŞLARI)
Köşe Yazarı
VAHAP DABAKAN (PİRİNCİN TAŞLARI)
 

Altın sıvıda fırsatlar ve risklerin kıskacında zeytin!

Anadolu topraklarının bin yıllık mirası, barışın ve bereketin simgesi zeytin, bugünlerde sadece sofralarımızın değil, ülke ekonomisinin de en sıcak gündem maddesi. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin (EZZİB) düzenlediği son basın toplantısı, sektörün önümüzdeki dönemde nasıl bir yol haritası izlemesi gerektiğini net bir biçimde ortaya koydu. Ortada hem büyük bir küresel potansiyel hem de acilen tedbir alınması gereken ciddi riskler var. Yani sektör, kelimenin tam anlamıyla bıçak sırtı bir dönemden geçiyor…        EZZİB Başkanı Emre Uygun’un paylaştığı verilere göre, 2026/27 sezonunda yalnızca Türkiye’de değil; İspanya, İtalya, Yunanistan ve Tunus gibi küresel devlerde de havaların çok yağış alması dolaysıyla, yüksek bir rekolte bekleniyor. İlk bakışta sevindirici görünen bu bolluk, madalyonun diğer yüzünde sert bir gerçeği barındırıyor: Doğru, dinamik ve öngörülebilir politikalar uygulanmazsa, küresel arz fazlası ciddi bir fiyat baskısını artıracak ve ihracatçının omzuna yeni stok sorunları yükleyecektir…        Bu yüzden tüm ihracat kanallarının açık tutulması ve uluslararası alıcılarla uzun vadeli kontratlar yapılabilmesi için şeffaf bir ticaret ortamı şartının olması gerekecektir…        Sektörün bugün en büyük sancısı, maliyetler ile gelirler arasındaki makasın giderek kapanmasıdır. Enerjiden işçiliğe, sulamadan hasada, ambalajdan lojistiğe kadar her kalemde yaşanan fahiş artışlar, ihracatçının rekabet gücünü baltalıyor. Üstelik bu maliyet sarmalı, döviz kuru gelişmeleriyle de dengelenemiyor…        İşte bu noktada üreticinin ve ihracatçının nefes alabilmesi için Merkez Bankası’nın yüzde 3 seviyesindeki döviz dönüşüm desteğinin acilen yüzde 10’a çıkarılması gerekiyor. Eğer bu finansal enstrümanlar devreye girmezse, 31 Mayıs 2026 itibarıyla yaşanan yüzde 34’lük ihracat geliri düşüşü kronikleşebilir. Nitekim zeytinyağı ihracatında yaşanan yüzde 62’lik dramatik gerileme, tehlike çanlarının çaldığının en somut göstergesidir…        Tablo karamsar gibi görünse de EZZİB yönetimi geleceği inşa edecek vizyoner projelerle de karşımıza çıkıyor. Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile ortaklaşa yürütülen “Çevrimiçi Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi”, dijitalleşme çağını zeytinliğe taşıyor. Depolamaya kadar tüm sürecin izlenecek olması rekoltede veri tabanlı bir dönem başlatacak. EZZİB Başkan Yardımcısı M. Kadri Gündeş’in işaret ettiği “Uzak Ülkeler Stratejisi” kapsamındaki ABD, Kanada, Japonya ve Brezilya hamleleri ise daralan Avrupa pazarının yerine geçecek harika alternatifler…        Ancak küresel pazarda kalıcı olmanın yolu sadece yeni rotalardan değil, standartlara uyumdan geçiyor. Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı’nın dikkat çektiği Avrupa Birliği’nin MOSH-MOAH (mineral yağ kalıntıları) kriterleri, kapıdaki en büyük teknik engel. Sektörün buna hazırlanması için 2030 yılına erteleme diplomasisi şart. İç piyasada ise dürüst üreticinin emeğini çalan e-ticaret tabanlı tağşiş sorununa karşı Yönetim Kurulu Üyesi Vural Gözgeç’in önerdiği QR kod tabanlı takip sistemi, tüketicinin güvenini yeniden kazanacak devrim niteliğinde bir adımdır…        Altın Sıvı, yeşil altın diye de anılan Zeytin Yağı kritik bir dönemeçte. İhracat kanallarını açık tutarak, üreticiyi koruyarak ve dijitalleşmeye yatırım yaparak bu zorlu dönemi bir başarı hikâyesine dönüştürmek bizim elimizde. Stratejik akıl devreye girerse, bu toprakların bereketi hak ettiği değeri bulacaktır…        Her şeyi Devlet’ten beklememek gerekiyor. Üretici de, İhracatçıda, üstüne düşeni yaparsa, bu yolda başarı herkesin olacaktır. Ülke de herkes de eşit bir şekilde kazanacaktır…
Ekleme Tarihi: 21 Haziran 2026 -Pazar

Altın sıvıda fırsatlar ve risklerin kıskacında zeytin!

Anadolu topraklarının bin yıllık mirası, barışın ve bereketin simgesi zeytin, bugünlerde sadece sofralarımızın değil, ülke ekonomisinin de en sıcak gündem maddesi. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin (EZZİB) düzenlediği son basın toplantısı, sektörün önümüzdeki dönemde nasıl bir yol haritası izlemesi gerektiğini net bir biçimde ortaya koydu. Ortada hem büyük bir küresel potansiyel hem de acilen tedbir alınması gereken ciddi riskler var. Yani sektör, kelimenin tam anlamıyla bıçak sırtı bir dönemden geçiyor…

       EZZİB Başkanı Emre Uygun’un paylaştığı verilere göre, 2026/27 sezonunda yalnızca Türkiye’de değil; İspanya, İtalya, Yunanistan ve Tunus gibi küresel devlerde de havaların çok yağış alması dolaysıyla, yüksek bir rekolte bekleniyor. İlk bakışta sevindirici görünen bu bolluk, madalyonun diğer yüzünde sert bir gerçeği barındırıyor: Doğru, dinamik ve öngörülebilir politikalar uygulanmazsa, küresel arz fazlası ciddi bir fiyat baskısını artıracak ve ihracatçının omzuna yeni stok sorunları yükleyecektir…

       Bu yüzden tüm ihracat kanallarının açık tutulması ve uluslararası alıcılarla uzun vadeli kontratlar yapılabilmesi için şeffaf bir ticaret ortamı şartının olması gerekecektir…

       Sektörün bugün en büyük sancısı, maliyetler ile gelirler arasındaki makasın giderek kapanmasıdır. Enerjiden işçiliğe, sulamadan hasada, ambalajdan lojistiğe kadar her kalemde yaşanan fahiş artışlar, ihracatçının rekabet gücünü baltalıyor. Üstelik bu maliyet sarmalı, döviz kuru gelişmeleriyle de dengelenemiyor…

       İşte bu noktada üreticinin ve ihracatçının nefes alabilmesi için Merkez Bankası’nın yüzde 3 seviyesindeki döviz dönüşüm desteğinin acilen yüzde 10’a çıkarılması gerekiyor. Eğer bu finansal enstrümanlar devreye girmezse, 31 Mayıs 2026 itibarıyla yaşanan yüzde 34’lük ihracat geliri düşüşü kronikleşebilir. Nitekim zeytinyağı ihracatında yaşanan yüzde 62’lik dramatik gerileme, tehlike çanlarının çaldığının en somut göstergesidir…

       Tablo karamsar gibi görünse de EZZİB yönetimi geleceği inşa edecek vizyoner projelerle de karşımıza çıkıyor. Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile ortaklaşa yürütülen “Çevrimiçi Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi”, dijitalleşme çağını zeytinliğe taşıyor. Depolamaya kadar tüm sürecin izlenecek olması rekoltede veri tabanlı bir dönem başlatacak. EZZİB Başkan Yardımcısı M. Kadri Gündeş’in işaret ettiği “Uzak Ülkeler Stratejisi” kapsamındaki ABD, Kanada, Japonya ve Brezilya hamleleri ise daralan Avrupa pazarının yerine geçecek harika alternatifler…

       Ancak küresel pazarda kalıcı olmanın yolu sadece yeni rotalardan değil, standartlara uyumdan geçiyor. Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı’nın dikkat çektiği Avrupa Birliği’nin MOSH-MOAH (mineral yağ kalıntıları) kriterleri, kapıdaki en büyük teknik engel. Sektörün buna hazırlanması için 2030 yılına erteleme diplomasisi şart. İç piyasada ise dürüst üreticinin emeğini çalan e-ticaret tabanlı tağşiş sorununa karşı Yönetim Kurulu Üyesi Vural Gözgeç’in önerdiği QR kod tabanlı takip sistemi, tüketicinin güvenini yeniden kazanacak devrim niteliğinde bir adımdır…

       Altın Sıvı, yeşil altın diye de anılan Zeytin Yağı kritik bir dönemeçte. İhracat kanallarını açık tutarak, üreticiyi koruyarak ve dijitalleşmeye yatırım yaparak bu zorlu dönemi bir başarı hikâyesine dönüştürmek bizim elimizde. Stratejik akıl devreye girerse, bu toprakların bereketi hak ettiği değeri bulacaktır…

       Her şeyi Devlet’ten beklememek gerekiyor. Üretici de, İhracatçıda, üstüne düşeni yaparsa, bu yolda başarı herkesin olacaktır. Ülke de herkes de eşit bir şekilde kazanacaktır…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizli20haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.