ISMAHAN ÇERİBAŞI
Köşe Yazarı
ISMAHAN ÇERİBAŞI
 

ÖLÜM HABERİ

Ölen yok, ölmeyende. Kalan sağlar bizimdir ya! haahh işte öyle bir şey… Kalanlar bizimle kalıyor kalmasına da gel sor bakalım nasıl kalıyorlar… Bu başlık nereden çıktı diyeceksiniz, haberleri izlerken ailelere acı haberin nasıl verildiği dikkatimi çekti. Nasıl verilmeliydi, canının yarısı artık yok, olmayacak diye. Düşünsenize “yokluk” kavramını ( kime göre, neye göre dimi?) Bilmiyorum… Üç ay önce gece saat on bir gibi Ankara’dan gelmiş tam dinlenme saatine girecektim ki telefon çaldı ‘hayırdır ’deyip açtım… Karşıda ki ses ”tak-tak öldü” dedi. Aman Allah’ım nasıl bir andı, hangi zaman dilimine girmiştim… İnanmak istemedim daha yeni konuştuğum dede’min ölüm haberini almak beni benden aldı dipsiz kuyularda ipsiz bıraktı. Dört duvar arasında arayacak biri yok, gitmek istesem gidemiyorum gecenin bir yarısında, 10 saatlik yol… Kim vardı o gün yanımda dört duvar haricinde… Neyse… Şahit olduğum bütün ölümler gözümün önünden gelip geçti nasıl oldu bilmiyorum film şeridine birden; Hakkâri’de PKK’nın yola döşediği bombayı uzaktan kumandayla patlatması sonucunda 29 yaşındaki polis memurun acı haberin verilmesi geldi. Mehmet Tuhal…!!!  Hatırlayanız var mı? Gerçi onca şehidin arasından benimki de soru dimi (!) Şu şekilde hatırlatma yapayım birde; Yetkili birisi(vali- kaymakam) şehidin ailesine kameralar eşliğinde acı haberi ailesine vermiş o da yetmemiş Kaymakamlığın sitesinde “foto galeri” ye yüklenip büyük, başarılı bir iş çıkarmışlardı(!) peki şimdi hatırlayanız var mı? Pardon ya pardon… Gizli çekim yapılmıştı dimi, açıklamaları öyleydi yani (!) Neyse bu film şeridini koparıp atıyorum neresinden, nasıl bakarsanız bakın acı dışında bir şey vermiyor bu haberler… Haberler… Haberler… Kötü ama hayatın gerçeği olan haberler… Söylediklerimi değil de söylemek istediklerimi sakın tv’nin karşısında, kahvehanede duyduğunuz şehir haberlerine ya da diğer ölümle sonuçlanan kazaların haberlerini almayı karıştırmayın… Hani derler ya “ateş düştüğü yeri yakar” diye bu öyle bir şey… Sizin kulağınızın birinden girer diğerinden çıkarken diğer tarafta kulaktan direk yüreği delip geçiyor ve yerle yeksan ediyor çevreyi… Eee ne denir ki şimdi “başımız sağ olsun ve Allah’ın emri” dışında… Şehit haberleri almadığımız değil de en azından böylesine şehit haberleri almayacağımız bir güneşin doğuşuna uyanmak umudu ile esen kalın, vatanınız, milletiniz ile kalın. Saygılar
Ekleme Tarihi: 15 Haziran 2016 - Çarşamba

ÖLÜM HABERİ

Ölen yok, ölmeyende. Kalan sağlar bizimdir ya! haahh işte öyle bir şey… Kalanlar bizimle kalıyor kalmasına da gel sor bakalım nasıl kalıyorlar…

Bu başlık nereden çıktı diyeceksiniz, haberleri izlerken ailelere acı haberin nasıl verildiği dikkatimi çekti. Nasıl verilmeliydi, canının yarısı artık yok, olmayacak diye. Düşünsenize “yokluk” kavramını ( kime göre, neye göre dimi?) Bilmiyorum…

Üç ay önce gece saat on bir gibi Ankara’dan gelmiş tam dinlenme saatine girecektim ki telefon çaldı ‘hayırdır ’deyip açtım… Karşıda ki ses ”tak-tak öldü” dedi. Aman Allah’ım nasıl bir andı, hangi zaman dilimine girmiştim… İnanmak istemedim daha yeni konuştuğum dede’min ölüm haberini almak beni benden aldı dipsiz kuyularda ipsiz bıraktı. Dört duvar arasında arayacak biri yok, gitmek istesem gidemiyorum gecenin bir yarısında, 10 saatlik yol… Kim vardı o gün yanımda dört duvar haricinde…

Neyse… Şahit olduğum bütün ölümler gözümün önünden gelip geçti nasıl oldu bilmiyorum film şeridine birden; Hakkâri’de PKK’nın yola döşediği bombayı uzaktan kumandayla patlatması sonucunda 29 yaşındaki polis memurun acı haberin verilmesi geldi. Mehmet Tuhal…!!!  Hatırlayanız var mı? Gerçi onca şehidin arasından benimki de soru dimi (!) Şu şekilde hatırlatma yapayım birde; Yetkili birisi(vali- kaymakam) şehidin ailesine kameralar eşliğinde acı haberi ailesine vermiş o da yetmemiş Kaymakamlığın sitesinde “foto galeri” ye yüklenip büyük, başarılı bir iş çıkarmışlardı(!) peki şimdi hatırlayanız var mı? Pardon ya pardon… Gizli çekim yapılmıştı dimi, açıklamaları öyleydi yani (!)

Neyse bu film şeridini koparıp atıyorum neresinden, nasıl bakarsanız bakın acı dışında bir şey vermiyor bu haberler…

Haberler… Haberler… Kötü ama hayatın gerçeği olan haberler…

Söylediklerimi değil de söylemek istediklerimi sakın tv’nin karşısında, kahvehanede duyduğunuz şehir haberlerine ya da diğer ölümle sonuçlanan kazaların haberlerini almayı karıştırmayın… Hani derler ya “ateş düştüğü yeri yakar” diye bu öyle bir şey… Sizin kulağınızın birinden girer diğerinden çıkarken diğer tarafta kulaktan direk yüreği delip geçiyor ve yerle yeksan ediyor çevreyi…

Eee ne denir ki şimdi “başımız sağ olsun ve Allah’ın emri” dışında… Şehit haberleri almadığımız değil de en azından böylesine şehit haberleri almayacağımız bir güneşin doğuşuna uyanmak umudu ile esen kalın, vatanınız, milletiniz ile kalın.

Saygılar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizli20haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.