Malatyalılar okurlarımdan aldığım çok sayıda mesajları yazacağım. Bugün sizlere yaşadığı şehrinin halkının gönüllerine giren adeta o şehrin “Vali Babası” bir Vali’den söz etmek istiyorum. Bu şehirlerin Valisi, Emniyet Müdürü, Belediye Başkanı üçü el ele verip çalıştığında o şehirde güller açar, o şehrin sembolü olan meyvesi “Kayısı’sı” bol ürün verir Dünya o şehri tanır. Hizmet gelir, Asayiş “berkemal” olur…
MALATYA’NIN BUGÜNÜNÜ DEĞİL, YARININI DA İNŞA EDEN VİZYONU OLUR!
Malatya Valisi Seddar Yavuz’un en belirgin ve takdire şayan yönü; Malatya’yı yalnızca derin deprem yaralarını saran bir şehir olarak görmeyip, aynı zamanda onun yarınlarını da titizlikle planlamasıdır. O, bu kadim şehrin geleceğine dokunuyor ve planlıyor…
Eğitimden kültüre, spordan sanata, tarihten turizme, gastronomiden sosyal hayata kadar Malatya’nın sahip olduğu tüm değerleri yeniden ön plana çıkaran bütüncül bir anlayış sergiliyor. Kayısısıyla dünyaya açılan Malatya’nın sadece bu eşsiz lezzetle sınırlı kalmaması gerektiğini; derin tarihinin, zengin mutfağının, eşsiz doğal güzelliklerinin ve turizm potansiyelinin de layıkıyla değer bulmasının gerektiğini her fırsatta ortaya koyuyor…
Düzenlenen gastronomi günleri, kültür-sanat etkinlikleri, kültür yolu projeleri ve tarihi mirasın ihya edilmesi, şehrin sosyal dokusuna yeniden nefes aldırıyor. Bu yaklaşım; deprem sonrası sadece taş ve betondan binalar yükseltmek değil, şehrin ruhunu da yeniden ayağa kaldırma yaşanabilir güvenli bir şehir inşasını ortaya çıkarma sevdasıdır…
MALATYA’NIN VALİSİ, HALKIN GÖNLÜNDE AİLEDEN BİRİSİDİR!
Şüphesiz ki Sayın Vali Seddar Yavuz’u Malatyalıların gözünde ve gönlünde müstesna bir yere taşıyan en temel husus, vatandaşla kurduğu o samimi ve sıcak bağdır. Kimi zaman evladını yitirmiş bir büyüğümüzün öz evladı, kimi zaman yetim bir çocuğun şefkatli amcası, kimi zaman ise ak saçlılarımızın duacısı gibi yaklaşan; makamın getirdiği mesafeleri içten bir gönül bağıyla sıfırlayan bir anlayışa şahit oluyoruz…
Çünkü gerçek yöneticilik, yalnızca klimalı makam odalarında oturmak değildir. Yöneticilik; milletin derdini kendi yüreğinde hissedebilmektir. Vali Seddar Yavuz, bunu bizzat sahada, ilk günden itibaren gösterdi. Vatandaşın sesine kulağını kapatmadı, sorunların çözümü için gece gündüz demeden çabaladı. Hizmetleri yerinde takip etti. Bu sebeple Malatyalılar onu sadece "Vali" olarak değil, zor zamanlarda yanında duran, elini taşın altına koyan öz bir devlet adamı olarak bağrına bastı…
Depremle sarsılan bir şehrin ayağa kalkışında, devletimizin tüm kurumlarının ortaya koyduğu devasa bir emek var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü iradesinden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un aralıksız çalışmalarına; AFAD’ın fedakâr neferlerinden kamu çalışanlarımıza, belediyelerimizden güvenlik güçlerimize kadar herkesin teri bu çalışmalarda çok kıymetliydi.
Bu büyük tablonun merkezinde, Malatya Valisi Seddar Yavuz’un bitmek bilmeyen enerjisi, sahadaki gayreti ve insan odaklı yönetim tarzı ayrıca takdire şayandır… Şehrin ihtiyaçlarını çok iyi bilen, kriz anlarında hızlı kararlar alan, yenilikçi projelere açık ve çalışkan bir Mülki İdare Amirine sahip olmak Malatya için büyük bir şanstı…
İyi ki Malatya’nın en zor günlerinde yanında oldunuz;
Malatyalıları kucaklayıp onlarla ağlayıp, onlarla güldü. Sayın Cumhurbaşkanın tensipleriyle bu şehre atanmanız Malatya’nın talihine düşen güzel bir nasip olmuştur. Bir Gazeteci ve Köşe Yazarı olarak; “Rabbim emeklerinizi zayi etmesin, yolunuzu açık eylesin. Ömrünüz uzun, sağlığınız daim olsun. Bir Vali olarak Malatyalıların gönüllerine girmek kolay değildir…
