AHMET SANCAR
Köşe Yazarı
AHMET SANCAR
 

2026 Yılının İlk Gününde Kalemim Emekli Müftü Osman Artan İçin Yazdı

Kimi insan vardır, görev yaptığı kurumun duvarlarını aşar. Kimi de masa başında oturur ama bir adım bile ileri gidemez. Emekli Müftü Osman Artan, birinci gruptandı. Kendisiyle Van’da tanıştım. O dönemlerde görev bilinciyle, samimiyetle ve ilgisiyle fark yaratan, sıra dışı bir müftüydü. Sporla ilgisi sadece seyirci merakı değildi.Disiplinini, takım ruhunu, azmini işine taşımıştı. Koyu bir Fenerbahçeliydi. Hiçbir maçını kaçırmazdı. Ama asıl ilgisini insan ilişkilerine, saygıya ve iletişime verirdi. Tenise de o kadar meraklı olmuştu ki, bir gün bana “Tenis oynamayı öğrenmek istiyorum,” dedi. İstediğini de yaptı. Kısa sürede öğrendi, birlikte kortta buluştuk. Hatta o korta yalnız gitmedik. İlin bürokratlarını, vali yardımcılarını da davet ettik. Hep birlikte raket salladık, ter döktük, örnek olduk, paylaştık. Bu sadece bir spor faaliyeti değil, aynı zamanda iletişim, uyum ve kaynaşma dersi gibiydi. Çocuklara ve gençlere de örnek olsun diye, o oyunu sadece izlemekle kalmadı — bizzat oynayarak liderlik etti. Spor onun için bir “etkinlik” değil, bir yaşam biçimiydi. Tenisle yetinmedi. Van’ın ve Burdur'un karlı tepelerinde kayak yapmayı da öğrendi. Karda kayak yapan, kortta raket sallayan bir müftü... Alışılmış kalıpların çok ötesinde bir görüntüydü bu. Ama tam da bu yüzden Osman Artan, görev yaptığı her yerde kalıpları değil, önyargıları kıran bir isim olarak anıldı. Burdur’da da spora ve iletişime olan ilgisini aynı canlılıkla sürdürdü. Hatta orada bir tenis kulübünün kuruluşunda ve yönetiminde yer alma derecesine kadar ilerletti bu ilgisini. Spora olan tutkusunu, toplumsal etkileşimi güçlendiren bir araca dönüştürmeyi başardı. Her gittiği şehirde spora, hayata ve insana dair yeni bir enerji taşımayı başardı. O dönemde sosyal medya henüz yeniydi. O, bunu fark eden az sayıdaki bürokratlardandı. Facebook’ta insanlarla temas kurdu, Twitter’da düşüncelerini sade ama etkileyici biçimde paylaştı. Kendisini “tanıtmak” için değil, insanlarla temas etmek için yaptı bunu. Bu da onu klasik bir bürokrat olmaktan çıkarıp, modern dönemin diyalog müftüsü haline getirdi. Her ne kadar “iletişim uzmanı” unvanı taşımıyorsa da, birçok uzmandan çok daha iyi iletişim kurardı. Protokolü ezberlemezdi, insanı ezberlerdi. - Disiplinliydi ama soğuk değildi. -Kapısı her zaman herkese açıktı. Yıllar sonra Burdur’da yollarımız yeniden kesişti. Bu kez tecrübeyle, olgunlukla, birikimiyle konuşan bir liderdi karşımda. Uzun yıllar idarecilikte kalmasının tesadüf olmadığı ortadaydı. Sadece bilgiyle değil, iletişimin gücüyle yönetmeyi başarmıştı. Bugün Facebook’ta bir paylaşımı dikkatimi çekti: Bu yazıyı bu fotoğraf karesinden etkilenerek kaleme aldım. Emekli Müftü Osman Artan paylaşımında diyor ki: “Güzel bir vefa örneği; Diyanet İşleri Başkan Yardımcımız Sayın Hafız Osman Şahin, Antalya İl Müftüsü Aydın Yığman ve Kemer İlçe Müftüsü Muttalip Karataş hanemizi ziyaret ettiler. Teşekkür ediyoruz. Allah ziyaretlerini kabul eylesin.” Sayın Artan bunu “vefa” olarak nitelendirmişti. Ben ise bir adım öteye gidiyorum. Bu, yalnızca vefa değil; iletişimin, liderliğin ve insan ilişkilerinin gücünün ta kendisi. Çünkü gerçek vefa, yıllar sonra bile kapısını çalabilmektir. Gerçek etki, makam bitince de dostluğun sürmesidir. Ve Osman Artan tam da bunu başarmıştır. Bugün pek çok yönetici, unvanını yitirince adeta silinir. Oysa iletişim kurabilen, dinleyen, gönül veren insanlar, makamdan değil, itibardan emekli olurlar. Memuriyetinin son durağı kendi memleketiydi.Uzun yıllar Antalya İl Müftülüğü yaptı. Orada spor adına neler yaptığını tam bilemiyorum ama şundan eminim: İnsan ilişkilerinde bıraktığı iz, oradaki dağlarda yankılanmaya devam ediyor. Bu yönüyle, görev yaptığı her şehirde kalıcı bir insanlık mirası bırakmış isimlerden biriydi. Sayın Müftü Osman Artan, sadece görev süresinde değil, görev bittikten sonra da hatırlanan, aranan, sevilen bir müftü olarak hafızalarda yer etti. Sadece görev süresinde değil, görev bittikten sonra da hatırlanan, aranan, sevilen bir müftü. Ve bu çağda, inanın, bu sıfatların hiçbiri küçümsenecek şeyler değildir. Makamlardan değil, gönüllerden emekli olmak... Asıl başarı budur.
Ekleme Tarihi: 01 Ocak 2026 -Perşembe

2026 Yılının İlk Gününde Kalemim Emekli Müftü Osman Artan İçin Yazdı

Kimi insan vardır, görev yaptığı kurumun duvarlarını aşar. Kimi de masa başında oturur ama bir adım bile ileri gidemez.

Emekli Müftü Osman Artan, birinci gruptandı.

Kendisiyle Van’da tanıştım.
O dönemlerde görev bilinciyle, samimiyetle ve ilgisiyle fark yaratan, sıra dışı bir müftüydü.

Sporla ilgisi sadece seyirci merakı değildi.Disiplinini, takım ruhunu, azmini işine taşımıştı.
Koyu bir Fenerbahçeliydi.
Hiçbir maçını kaçırmazdı.

Ama asıl ilgisini insan ilişkilerine, saygıya ve iletişime verirdi.

Tenise de o kadar meraklı olmuştu ki, bir gün bana “Tenis oynamayı öğrenmek istiyorum,” dedi.
İstediğini de yaptı.
Kısa sürede öğrendi, birlikte kortta buluştuk.

Hatta o korta yalnız gitmedik.
İlin bürokratlarını, vali yardımcılarını da davet ettik.
Hep birlikte raket salladık, ter döktük, örnek olduk, paylaştık.

Bu sadece bir spor faaliyeti değil, aynı zamanda iletişim, uyum ve kaynaşma dersi gibiydi.

Çocuklara ve gençlere de örnek olsun diye, o oyunu sadece izlemekle kalmadı — bizzat oynayarak liderlik etti.
Spor onun için bir “etkinlik” değil, bir yaşam biçimiydi.

Tenisle yetinmedi.
Van’ın ve Burdur'un karlı tepelerinde kayak yapmayı da öğrendi.

Karda kayak yapan, kortta raket sallayan bir müftü...
Alışılmış kalıpların çok ötesinde bir görüntüydü bu.

Ama tam da bu yüzden Osman Artan, görev yaptığı her yerde kalıpları değil, önyargıları kıran bir isim olarak anıldı.

Burdur’da da spora ve iletişime olan ilgisini aynı canlılıkla sürdürdü.
Hatta orada bir tenis kulübünün kuruluşunda ve yönetiminde yer alma derecesine kadar ilerletti bu ilgisini.

Spora olan tutkusunu, toplumsal etkileşimi güçlendiren bir araca dönüştürmeyi başardı.
Her gittiği şehirde spora, hayata ve insana dair yeni bir enerji taşımayı başardı.

O dönemde sosyal medya henüz yeniydi.
O, bunu fark eden az sayıdaki bürokratlardandı.
Facebook’ta insanlarla temas kurdu, Twitter’da düşüncelerini sade ama etkileyici biçimde paylaştı.

Kendisini “tanıtmak” için değil, insanlarla temas etmek için yaptı bunu.

Bu da onu klasik bir bürokrat olmaktan çıkarıp, modern dönemin diyalog müftüsü haline getirdi.

Her ne kadar “iletişim uzmanı” unvanı taşımıyorsa da, birçok uzmandan çok daha iyi iletişim kurardı.
Protokolü ezberlemezdi, insanı ezberlerdi.

- Disiplinliydi ama soğuk değildi.

-Kapısı her zaman herkese açıktı.
Yıllar sonra Burdur’da yollarımız yeniden kesişti.

Bu kez tecrübeyle, olgunlukla, birikimiyle konuşan bir liderdi karşımda. Uzun yıllar idarecilikte kalmasının tesadüf olmadığı ortadaydı.

Sadece bilgiyle değil, iletişimin gücüyle yönetmeyi başarmıştı.

Bugün Facebook’ta bir paylaşımı dikkatimi çekti:

Bu yazıyı bu fotoğraf karesinden etkilenerek kaleme aldım.

Emekli Müftü Osman Artan paylaşımında diyor ki:

“Güzel bir vefa örneği; Diyanet İşleri Başkan Yardımcımız Sayın Hafız Osman Şahin, Antalya İl Müftüsü Aydın Yığman ve Kemer İlçe Müftüsü Muttalip Karataş hanemizi ziyaret ettiler.
Teşekkür ediyoruz. Allah ziyaretlerini kabul eylesin.”

Sayın Artan bunu “vefa” olarak nitelendirmişti.
Ben ise bir adım öteye gidiyorum.

Bu, yalnızca vefa değil; iletişimin, liderliğin ve insan ilişkilerinin gücünün ta kendisi. Çünkü gerçek vefa, yıllar sonra bile kapısını çalabilmektir.

Gerçek etki, makam bitince de dostluğun sürmesidir.
Ve Osman Artan tam da bunu başarmıştır.

Bugün pek çok yönetici, unvanını yitirince adeta silinir.
Oysa iletişim kurabilen, dinleyen, gönül veren insanlar, makamdan değil, itibardan emekli olurlar.

Memuriyetinin son durağı kendi memleketiydi.Uzun yıllar Antalya İl Müftülüğü yaptı.

Orada spor adına neler yaptığını tam bilemiyorum ama şundan eminim:

İnsan ilişkilerinde bıraktığı iz, oradaki dağlarda yankılanmaya devam ediyor.
Bu yönüyle, görev yaptığı her şehirde kalıcı bir insanlık mirası bırakmış isimlerden biriydi.

Sayın Müftü Osman Artan, sadece görev süresinde değil, görev bittikten sonra da hatırlanan, aranan, sevilen bir müftü olarak hafızalarda yer etti.

Sadece görev süresinde değil, görev bittikten sonra da hatırlanan, aranan, sevilen bir müftü.

Ve bu çağda, inanın, bu sıfatların hiçbiri küçümsenecek şeyler değildir.

Makamlardan değil, gönüllerden emekli olmak...

Asıl başarı budur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (5)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizli20haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Osman Artan
(01.01.2026 22:14 - #514)
Ahmet Bey kardeşim Hüsnü teveccühünüzden Güzel duygularınızdan dolayı çok teşekkür ediyorum Allah razı olsun
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizli20haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ahmet el-Erzincani
(02.01.2026 00:07 - #515)
Osman hocamın zahiri hallerini çok güzel toparlayarak adeta mecz etmişsiniz,hocamızı yıllar sonra bu şekilde yâd etmeniz de ayrı bir vefa örneği..birde batıni yönü var ki,insanda asıl etkiyi bırakan ahlakı,ağırbaşlılığı,kadirşinaslığı,vakarlı duruşu..maşallah.İyi insanları,yâd etmek apayrı bir vefa öreğidir.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizli20haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Süleyman Artan
(02.01.2026 01:04 - #516)
Amcamız Osman Artan için bir kaç kelamda ben söylemek istiyorum Gerçekten yüreği büyük saygıyı hak eden, saygı ve sevgisi ile makam gözetmeksizin her bireye kıymet veren kişiliğiyle ön plana çıkan gerçek baba yarısı bir aile büyüğümüz dür ve bizlere gerçek bir nimet ve örnektir.Rabbim razı olsun ve başımızdan eksik etmesin inşallah. Yüreği büyük böyle şahsı güzel örnek bir kişiyi kaleme aldığınız içinde size de teşekkür ederim.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizli20haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
hasan artan
(02.01.2026 02:13 - #517)
allah hocamdan razi olsun allahim onu basimizdan eksik etmesin
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizli20haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Abdulhekim Karabıyık
(02.01.2026 10:42 - #518)
Şahadet ederim ki Osman Artan hocamız Van müftülüğü dönemlerinde ondan önceki müftülerden çok daha farklı halk ile iç içeydi makam kapısı her kese açık ve her yaştaki insanlarla muhabbeti samimiyeti ve dostlukları vardı Protokolü şimdiki ( bazı bürokrat ve müftüler ) gibi el pençe değil, devlet adabına göre ve en önemlisi gerçek bir din adamı saygınlığını asla göz ardı etmeden yapıyordu. Ondan sonra o bakaş açısıyla Nimetullah Arvas hariç artık sadece Namaz kıldırma ve protokol müftüleri göreve geldiler Osman Artan ı van halkı Allah için sevdi şahadet ederiz….
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizli20haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.