AHMET SANCAR
Köşe Yazarı
AHMET SANCAR
 

KÖY DÜĞÜNÜNDE BİR “SANAT İCRACISI” OLARAK OKTAY BEY

Köylerin kendine has misafirperverliği ve içten güler yüzlülüğüyle karşılandığımız Kemer’in Kayı köyünde, davet üzerine katıldığımız düğünde her şey bildiğimiz gibiydi. Köylerdeki bu köklü gelenek, misafiri baş tacı eden sıcak bir kültürün en canlı yansıması olarak kendini hissettirir. Köy düğünü dediğin; bir yandan müzik, bir yandan ikram, bir yandan da “şimdi kim piste çıkacak” merakıyla akar gider. Tam bu düzenin içinde sahneye Oktay ve değerli eşi çıktı. Ve o an düğün salonunun havası değişti. Burası artık sadece bir köy düğünü değil, yerel motiflerin sahne üzerinde yeniden yorumlandığı, beklenmedik bir estetik denemenin alanıydı. Oktay’ın figürleri… Sanki her adımında “ben bunu yıllardır içimde biriktiriyordum” diyen bir ciddiyet taşıyordu. Eşiyle kurduğu uyum ise salonu bir anda “çift icra edilen halk dansları” disiplinine taşıyan bir bütünlük oluşturdu. Bir bakıyorsunuz Oktay başlıyor, bir bakıyorsunuz eşi tamamlıyor. Arada boşluk yok, kopukluk yok. Sanki hareketler doğaçlama değil, önceden kararlaştırılmış bir düzenin parçasıydı. Salon kısa sürede tek bir sorunun etrafında toplandı: “Bu bir köy düğünü mü, yoksa sahneye taşınmış bir kültür gösterisi mi?” Herkesin “iki tur dönüp oturalım” beklentisiyle çıktığı pist, Oktay ve eşiyle birlikte yerel performans sanatına dönüşen bir sahneye evrildi. Köy düğünü formu, sessizce bir üst lige geçmiş ama bunu kimseye ilan etmemişti. Hatta bir an müzik bile geri çekilip, “ben burada sadece eşlik ediyorum” der gibi bir tavır aldı. Neticede Oktay ve eşi o gece sadece bir düğün pistini paylaşmadılar; köy düğününün mütevazı ritmine estetik bir iz bıraktılar. Kimine göre bu fazla ciddiydi, kimine göre fazlasıyla keyifliydi. Ama ortaya çıkan tablo açıktı: Eğer o pistte yaşananı “oyun” kelimesi karşılamıyorsa, bunu başka bir yere koymak gerekir. Adına sanat demek, belki de en yerinde tanımdı. Düğün esnasında şahsımıza gösterilen yakın ilgi ve alakadan dolayı düğün sahibi Tuncer Bey’e, Oktay Bey’e ve Köyü Muhtarı Sayın Eyüp Karata' nın yarenliğine teşekkür ederiz. Evlilikleri vesilesiyle gençlerimize bir ömür boyu mutluluklar dileriz.
Ekleme Tarihi: 31 Mayıs 2026 -Pazar

KÖY DÜĞÜNÜNDE BİR “SANAT İCRACISI” OLARAK OKTAY BEY

Köylerin kendine has misafirperverliği ve içten güler yüzlülüğüyle karşılandığımız Kemer’in Kayı köyünde, davet üzerine katıldığımız düğünde her şey bildiğimiz gibiydi.

Köylerdeki bu köklü gelenek, misafiri baş tacı eden sıcak bir kültürün en canlı yansıması olarak kendini hissettirir.

Köy düğünü dediğin; bir yandan müzik, bir yandan ikram, bir yandan da “şimdi kim piste çıkacak” merakıyla akar gider.

Tam bu düzenin içinde sahneye Oktay ve değerli eşi çıktı.

Ve o an düğün salonunun havası değişti. Burası artık sadece bir köy düğünü değil, yerel motiflerin sahne üzerinde yeniden yorumlandığı, beklenmedik bir estetik denemenin alanıydı.

Oktay’ın figürleri…

Sanki her adımında “ben bunu yıllardır içimde biriktiriyordum” diyen bir ciddiyet taşıyordu. Eşiyle kurduğu uyum ise salonu bir anda “çift icra edilen halk dansları” disiplinine taşıyan bir bütünlük oluşturdu.

Bir bakıyorsunuz Oktay başlıyor, bir bakıyorsunuz eşi tamamlıyor. Arada boşluk yok, kopukluk yok. Sanki hareketler doğaçlama değil, önceden kararlaştırılmış bir düzenin parçasıydı.

Salon kısa sürede tek bir sorunun etrafında toplandı:
“Bu bir köy düğünü mü, yoksa sahneye taşınmış bir kültür gösterisi mi?”

Herkesin “iki tur dönüp oturalım” beklentisiyle çıktığı pist, Oktay ve eşiyle birlikte yerel performans sanatına dönüşen bir sahneye evrildi.

Köy düğünü formu, sessizce bir üst lige geçmiş ama bunu kimseye ilan etmemişti.

Hatta bir an müzik bile geri çekilip, “ben burada sadece eşlik ediyorum” der gibi bir tavır aldı.

Neticede Oktay ve eşi o gece sadece bir düğün pistini paylaşmadılar; köy düğününün mütevazı ritmine estetik bir iz bıraktılar. Kimine göre bu fazla ciddiydi, kimine göre fazlasıyla keyifliydi.

Ama ortaya çıkan tablo açıktı: Eğer o pistte yaşananı “oyun” kelimesi karşılamıyorsa, bunu başka bir yere koymak gerekir. Adına sanat demek, belki de en yerinde tanımdı.

Düğün esnasında şahsımıza gösterilen yakın ilgi ve alakadan dolayı düğün sahibi Tuncer Bey’e, Oktay Bey’e ve Köyü Muhtarı Sayın Eyüp Karata' nın yarenliğine teşekkür ederiz.

Evlilikleri vesilesiyle gençlerimize bir ömür boyu mutluluklar dileriz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizli20haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.