ISMAHAN ÇERİBAŞI
Köşe Yazarı
ISMAHAN ÇERİBAŞI
 

HAYAT KURTARIN!

Ormanların da taşıdığı can var, anne gibi... Kurunun yanında, yaşta yanıyordu. Bunu bugünlerde çok acı bir şekilde tecrübe ettik. Rabbim bir daha göstermesin ve beterinden korusun duasıyla bu hafta azı çok etmeye çalışalım...  Bilgi aktarırken ve yorum yaparken hem konuya hakim hem de doğru veriler kullanılarak hareket edilmesi sonuca ulaşmamız adına önem arz etmekle beraber kaleme alınan yazılarında okuyucusu olduğunu ve okuyucuların bu yazılar ile birkaç konu hakkında fikir sahibi olduklarını unutmamak gerek. Lâkin görüyorum ki klavye ustaları hiç durmuyor.  Orman yangınları ve dönen siyasi adımlar neticesinde oluşan soru işaretlerin tam anlamıyla çözüm bulduğunu inanmıyorum. Tartışma programlarında her kafadan ayrı ses çıkarken her yandaş medyanın kendi cephesini savunduğunu anlamamak, anlamazlıktan gelmek 3 maymun oyunu dışında başka bir şey değildir. Bence. Mesela orman yangınları zamanında çıkan haberler aşağı yukarı aynıdır. Neymiş efendim! Kızılçam ağacının yerine farklı ağaçlar dikelim. Hatta zeytin ağacı dikelim diyenler bile çıktı.   Sırf kulağa hoş geliyor ya da insanlar tarafından beğeni alır düşüncesi ile yapılan propagandayı sanki yapabilecek(miş) gibi milletin gözüne sokup kendimizce kanaat oluşturmaya gerek var mı?  Doğrudur, kızılçam yangında hemen tutuşan ağaç türlerinden biridir. Lâkin bilmem kaç yıllık geçmişi olan bu ağacın biyolojik, ekolojik ve arazi yapısına bakmadan sırf siz istiyorsunuz diye isteğiniz ağaç türüyle bir yeri ağaçlandırma (orman) yapamazsınız. Kısacası bağınızı, bahçenizi düzenler gibi kalkıp on binlerce hektarlık alana algılarla bir şey yapamazsınız, yapmamalısınız! Varsa devletin bir çalışma sahası buna dahil olmak ya da destek olmak hiçbir şey olmazsa teşvik yapmak varken boş algı üretip insanları galeyana getirmenin ne size ne de başkasına fayda getirmeyeceği gibi kimsenin de buna hakkı yoktur! Birde yanan yerlerin imara(turizme) açılması durumu var. Türkiye Cumhuriyeti anayasası 169. maddesi "yangına maruz kalan bir alanı ormanlaştırma maksadı dışında kullanılamaz" ibaresi var. Bu durumda hakikati çiğneyip yapanlar olur mu? Bunu bende bilemiyorum. En azından peşkeş çekilmez inşaallah diye ümit ediyorum.  Şimdiye kadar orman yangınları sebebiyle herhangi bir yeri siyasi partilerden herhangi biri imara açtı mı, açıldı ise neden, nasıl ve kime? Araştırma konusu. Yeşil vatanı/ciğerlerimizi dâhi bizden başka yaşayan canlıları korumaya çalışırken canından, evladından, anasından/ babasından, sevdiklerinden ayrı kalan insanları düşünün, onların ailesini düşünün. Sizin söylediğiniz bir sözün onların yüreğinde kibrit çaktığını unutmayın.  Hayal kurmayın, yapabiliyor iseniz hayat kurun! Hayat kurtarın.  Gözünüzü, gönlünüzü dört açın. Ne bir dalı ne de bir insanın kalbini kırın. Bunu yapmak isteyen kim varsa engel olun...  Birde siyasi adımlar var. Özellikle silah bırakma muhabbeti. Bu konuyu kendi işine bak, deyip kendi düşüncelerimi kendimde tutmayı daha doğru buluyorum. Ama ciddi endişe içinde olduğumu belirtmeden geçemeyeceğim.  Vatan denilen şey oturduğunuz eviniz, sahip olduğunuz toprak parçası olduğu düşüncesine sahip olan insanların dışında ki okuyucularıma cümlemi tekrarlamak istiyorum; Hayal değil, hayat kurun, hayat kurtarın! Selametle...
Ekleme Tarihi: 04 Ağustos 2025 -Pazartesi

HAYAT KURTARIN!

Ormanların da taşıdığı can var, anne gibi...

Kurunun yanında, yaşta yanıyordu. Bunu bugünlerde çok acı bir şekilde tecrübe ettik. Rabbim bir daha göstermesin ve beterinden korusun duasıyla bu hafta azı çok etmeye çalışalım... 

Bilgi aktarırken ve yorum yaparken hem konuya hakim hem de doğru veriler kullanılarak hareket edilmesi sonuca ulaşmamız adına önem arz etmekle beraber kaleme alınan yazılarında okuyucusu olduğunu ve okuyucuların bu yazılar ile birkaç konu hakkında fikir sahibi olduklarını unutmamak gerek. Lâkin görüyorum ki klavye ustaları hiç durmuyor. 

Orman yangınları ve dönen siyasi adımlar neticesinde oluşan soru işaretlerin tam anlamıyla çözüm bulduğunu inanmıyorum. Tartışma programlarında her kafadan ayrı ses çıkarken her yandaş medyanın kendi cephesini savunduğunu anlamamak, anlamazlıktan gelmek 3 maymun oyunu dışında başka bir şey değildir. Bence. Mesela orman yangınları zamanında çıkan haberler aşağı yukarı aynıdır. Neymiş efendim! Kızılçam ağacının yerine farklı ağaçlar dikelim. Hatta zeytin ağacı dikelim diyenler bile çıktı.  

Sırf kulağa hoş geliyor ya da insanlar tarafından beğeni alır düşüncesi ile yapılan propagandayı sanki yapabilecek(miş) gibi milletin gözüne sokup kendimizce kanaat oluşturmaya gerek var mı? 

Doğrudur, kızılçam yangında hemen tutuşan ağaç türlerinden biridir. Lâkin bilmem kaç yıllık geçmişi olan bu ağacın biyolojik, ekolojik ve arazi yapısına bakmadan sırf siz istiyorsunuz diye isteğiniz ağaç türüyle bir yeri ağaçlandırma (orman) yapamazsınız. Kısacası bağınızı, bahçenizi düzenler gibi kalkıp on binlerce hektarlık alana algılarla bir şey yapamazsınız, yapmamalısınız! Varsa devletin bir çalışma sahası buna dahil olmak ya da destek olmak hiçbir şey olmazsa teşvik yapmak varken boş algı üretip insanları galeyana getirmenin ne size ne de başkasına fayda getirmeyeceği gibi kimsenin de buna hakkı yoktur!

Birde yanan yerlerin imara(turizme) açılması durumu var. Türkiye Cumhuriyeti anayasası 169. maddesi "yangına maruz kalan bir alanı ormanlaştırma maksadı dışında kullanılamaz" ibaresi var. Bu durumda hakikati çiğneyip yapanlar olur mu? Bunu bende bilemiyorum. En azından peşkeş çekilmez inşaallah diye ümit ediyorum. 

Şimdiye kadar orman yangınları sebebiyle herhangi bir yeri siyasi partilerden herhangi biri imara açtı mı, açıldı ise neden, nasıl ve kime? Araştırma konusu.

Yeşil vatanı/ciğerlerimizi dâhi bizden başka yaşayan canlıları korumaya çalışırken canından, evladından, anasından/ babasından, sevdiklerinden ayrı kalan insanları düşünün, onların ailesini düşünün. Sizin söylediğiniz bir sözün onların yüreğinde kibrit çaktığını unutmayın. 

Hayal kurmayın, yapabiliyor iseniz hayat kurun! Hayat kurtarın. 

Gözünüzü, gönlünüzü dört açın. Ne bir dalı ne de bir insanın kalbini kırın. Bunu yapmak isteyen kim varsa engel olun... 

Birde siyasi adımlar var. Özellikle silah bırakma muhabbeti. Bu konuyu kendi işine bak, deyip kendi düşüncelerimi kendimde tutmayı daha doğru buluyorum. Ama ciddi endişe içinde olduğumu belirtmeden geçemeyeceğim. 

Vatan denilen şey oturduğunuz eviniz, sahip olduğunuz toprak parçası olduğu düşüncesine sahip olan insanların dışında ki okuyucularıma cümlemi tekrarlamak istiyorum;

Hayal değil, hayat kurun, hayat kurtarın!

Selametle...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve denizli20haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.